2 Mart 2011 Çarşamba
Taşındık.. Bekleriz
Blogger'a yapılanlardan sonra halk yığınlarına, kitlelere ulaşmak adına, herkes dns değiştirmez illegal davranmaz düşüncesi ile wp taşınma kararı aldık.
Karardan sonra yürürlüğe girmesi zaman almadı.
https://umudunadibesiktas.wordpress.com/ üzerinden yayındayız. Engellenmeden takip edin.
Karardan sonra yürürlüğe girmesi zaman almadı.
https://umudunadibesiktas.wordpress.com/ üzerinden yayındayız. Engellenmeden takip edin.
1 Mart 2011 Salı
Bloguma Dokunma !
ADSL şirketleri kapatılan sitelerin içinde olmadığı bir internet paketiyle geliyormuş. %90 daha ucuz internete sahip olacaksanız. Lakin internette erişebileceğiniz adres sayısı da %90 azaldı!
Boyun Kırılır Kafa Elinde Kalır
Uzun bir aradan sonra galibiyet görmek hem de gol yemeden kazanmak keyfimizi biraz olsun yerine getirdi. Maçı izlerken attığımız gollerde yaşanan, artık klasikleşen bir sahne yine yaşandı. Artık uyarma zamanımız gelmiştir.
İ.K (23) adlı Beşiktaş'ı her anında yaşayan, golleri içinde yaşayan her sevinçte golü atana ilk koşan futbolcunun, gol sevinçleri artık takım için tehlike arz etmeye başladı.
İlk değildir bu yürekle böyle devam ederse son da olmayacaktır.
Çeşitli zamanlardan kareler,
Seviyoruz Seni İsmail !
Bundan sonraki sevinçlerinin takipçisiyiz.
20 Şubat 2011 Pazar
Yine Seba'da Bitiriyoruz
Kura şansı vardır ya hani bizde gideriz en zorunu çekeriz. Hentbole de bulaştı bu, gittik EHF Kupası'nda geçen yılın şampiyonunu TBV Lemgo'yu çekmiştik.
Bugün deplasmanla TBV Lemgo ile karşılaşan takımımız tahminlerin dışında bir skorla 2 farkla mağlup oldu.
27-25...
Geçen sezon şampiyonu ünanı ile mücadele ediyor rakip, hangi atmosferde oynadılar bu maçı kim bilir.
26 Şubat Cumartesi Saat 19.00'da S.Seba'dayız. Geçen sezonun şampiyonuna salonu dar etmeye gidiyoruz.
18 Şubat 2011 Cuma
Herkes Evine..
Rahat kafayla takımın analizini çıkaralım demiştik bu akşam iyi gözlemledik uzun uzadıya birşeyler yazacaktım.
Vazgeçtim, aşağıdaki açıklamayı gördüm vazgeçtim. Büyük adamsın.
''Burada skorun sorumlusu da takımın sorumlusu da benim. Dışarıda yapılan bağrışmalar, her neyse beni ilgilendirmiyor. Bundan rahatsızlık duyan varsa stada gelmesin, eve gitsin''
16 Şubat 2011 Çarşamba
Delidir Ne Yapsa..
Yeridir demek de yanlıştır, yaptığı da yanlıştır demek de... 110 yıllık bir tarihin %10'unu oluşturan ''adam''ı bir gecede silen bir camianın içindeyiz. Ne Toraman Ne Deli, savunulacak yanı yoktur belki, son zamanlarda yaşananlar da ortadadır. Burda mesele taraf olmak değil bu olayın taraflara ne kazandırdığı ve ne kaybettirdiğidir.
Deli; belki sezon sonu jubile isteyecekti belki şu ana kadar yapılan jubilelerin en iyisini ona yapılacaktı, ki Sayın Başkan bugün basın toplantısında isterse sezon sonu yaparız demesi abesle iştigaldir.
Toraman; Yıllarını Beşiktaş'a vermiş, onun zamanında 150 değişik futbolcu forma giymiş, 4 ürün sponsoru 3 başkan eskitmiş insana karşı haklı veya haksız hedef olması dışardan bakan için kendisinin kötü görülmesine sebep olmuştur.
Beşiktaş Futbol Takımı; Sezonun önemli 2 maçı öncesi ki -A.Gücü maçının kaybı sonrasında ligdeki hedeften uzaklaşması- Fenerbahçe maçına istinaden sezonun en önemli maçı, Kiev maçından 4 gün önce yaşanan bu olay takımda 1 aydır forma giyen takımın önemli silahları olan 3 yabancı dahil olmak üzere takımın gözünde kaptanları maçın devre arasında birbirine girmesi ne kadar olumsuz etkileyebileceği ortadadır ki Kiev maçında yaşanacak bir kazada fatura Toraman'a Kdvsi Üzülmez'e kesilecektir.
Beşiktaş Camiası; herkes kendine göre haklı, herkesin bir tarafı var, herkes tarafının savunulacak bir yönü olduğunu söyler. Forumlar, sosyal medya ve Beşiktaş basını Üzülmezciler vs Toramancılar olarak kutuplaşmaya hızla gitmesinin bir üst evresi Kiev maçında -aman ha olmasın- -olacaktır- Toraman'ı bir grup tribüne çağırırken diğer grubun protesto etmesi ve Üzülmez'e bağırması o takımın öncelikle Toraman'ın psikolojisini direk etkiler.
Burdan sonrakiler bir İbrahim Üzülmez savunması değildir,
Gelelim en önemli başlığa, bunu buraya kadar getiren ve eline yüzüne gözüne her yerine bulaştıran bulaştırmakla kalmayıp basın toplantısı ile bunu sıvayan Beşiktaş Yönetimi,
Tarihten kopup gelen her ne kadar hatası olsa dahi formasını giydiği dönemde kaptan olarak sahaya çıktığı maçların hepsi hiçe sayılarak bir gecede tarihinin %10'una çizik çeken yönetimin ayıbı, Toraman'ın ayıbından da Üzülmez'in ayıbından kat kat fazladır.
Bunun çözümü bu olmalıydı geldiği günden beri Toraman ile yaşadığı iki sorun dışında yanlışı olmayan geldiği günden beri formanın hakkını veren vermeye çalışan sahada her şeyini ortaya koyan insana bu yapılmalıydı.
Açıklamalar sonrasında onu yapamazdık Beşiktaş kaptanıydı bunu yapamazdık Beşiktaş kaptanıydı o yüzden sözleşmeyi feshettik demek rezilliğin belgesidir. 2 gün öncesinde Özgener'e faşist demenin yanında bu yapılanların ne olduğunu sormak gerekir.
Ayıptır emeklere yazıktır görmezden gelin demiyoruz ama çözümü bu olmamalıydı.
İnsaf biraz be yahu. Ayıptır.
Görüldüğü üzere Beşiktaş yönetimi olağanüstü durumlarda kriz yönetmeyi beceremediğini ortaya koymuştur.
Bu olaydan sonra Beşiktaş yönetimi İbrahim Üzülmez'in sözleşmesini değil kendini feshetmiştir.
Deplasman Hareketleri #1
Geçmiş sezonlara istinaden daha sessiz bir sezon geçiriyoruz deplasman karnesinde, basketbolda yıllar önce bir Telekom deplasmanından sonra deplasman görmemiştik. Bu sezon kendi açımızdan beklenmedik bir şekilde Türkiye Kupası'nda finale çıkan bir basketbol takımız vardı.
Dünya Şampiyonasına ev sahipliği de yapan Kayseri Kadir Has Spor Salonu seçilmesi her ne kadar doğru bir karar olsa da salonun yapısı spor salonundan çok gösteri salonuna benzemesini de söylemeden geçmemek gerek. Aşırı kör alanlar koltuk aralarına bile bir koltuk sığacak şekilde boşluk bırakılması salon yapısı konusunda salonu sınıfta bıraktı.
Bir gece ansızın çıkılan yolda, takımın ve rakibin durumuna bakılarak galibiyetten ve kupadan ümidi olmayan 17 insan vardı ve hikayenin burdan sonrası şuana kadar yaşanmış deplasman yollarını keyif bakımından sıralasak ilk 3'de yerini alır. Gidişi ayrı bir keyif mağlubiyet olsa da skorboardda dönüşü ayrı bir keyifdi.
Maç çıkışı futbolu nasıl izleriz telaşı sevgililer günü öncesinde Kayseri'den sevgiliye alınan pastırmalar sucuklar, evet sevgiliye Kayseri'den alınan en güzel ve son fiyatlardan sonra en pahalı hediye pastırma ve sucuk olurdu.
Eğer şehir dışına çıkacaksanız özellikle Kayseri'ye yolunuz düşerse şehrin çeşitli sokaklarının bilgisini verebiliriz, hangi sokak nereye çıkar kestirmeler nerelerdedir özellikle kolluk kuvvetinden kaçacaksanız arayın yardımcı olalım.
Erman Toroğlu misali maç hikayesinin arasına pastırmalı yumurtayı da sıkıştırmış olalım. Alınan hediyelerden sonra öyle bir hikaye başladı ki satırlara döksek bir anlam yükleyemeyiz.
Hele ki Refik abimiz var anlatılmaz, maç için girdiğimiz kahvede bizi rahat ettirmek için neler yapmadı ki -arkadaş aradı söyledi önlerden yer bile ayarlamış- ama biz Refik abiye ayıp ettik, gitmedik. Araçtaki esame listesinin kökenine baksan hepsi Fikirtepe çocuğu eli yüzü düzgün insanlar, hepsi kendine göre bulundukların yerin ağası olur. Ankara'dan geçerseniz de beyaz montlu abinin selamı var diyip istediğinizi yapabilirsiniz hatta hesap ödemeyip beyaz montlu abi ödeyecek derseniz de kimse size birşey demez.
Burdan eğer Kırşehir'e yolu düşen olursa Kan Merkezi'nin orda bir lahmacuncu var kral abimiz gitsinler kendisini bir görsünler elini öpsünler.














